|
Ahmet AYTAÇ
Kaynak: DEVRİMCİ YOL Sayı 5 (1 Temmuz 1977) Anıları Mücadelemize Önder Olsun 21 Haziran Salı günü İstanbul'da, Taksim kavşağında faşist komandolar, çoğunlukla Galatasaray Mimarlık Yüksek Okulu öğrencilerinin bulundugıı bir belediye otabüsünü yaylım ateşine tuttular. Devrimci kardeşimiz Ahmet AYTAÇ bu ateş sonucunda şehit oldu, 4 kişi de yaralandı. Belediye otobüsü Taksim Divan kavşağına geldiğinde trafik ışıklarının kırmızı yanması üzerine durmuştu. Bu sırada, bir otomobilin içindeki komandolar kanlı cinayetlerini sürdürmenin yeni bir fırsatını yakalamış oldular. Ve bir yiğit devrimci daha şehit edildi. Yükselen halk muhalefetini kanla terörle geriletme çabasında olan faşizmin emellerinin gerçekleşemeyeceğini devrimciler kanları pahasına kanıtlıyor. Yüzlerce devrimcinin ölmesi, saflarda yılgınlık yaratmıyor. Tam tersi büyüyen bir çığ gibi anti faşist hareket gelişiyor ve saflar daha bir sıklaşıyor. Ahmet arkadaşın katledilmesinden sonra DEVRİMCİ GENÇLİK çeşitli okullarda boykotlar gündeme getirerek bu olayı protesto etti. 22 Haziran günü Ahmet Aytaç için Okmeydanı'ndan Cağaloğlu'na kadar süren bir yürüyüş yapıldı. Sabah 11'den öğleden sonraya dek devam eden yürüyüşten önce Ahmet'in öğrencisi olduğu GMYO'nda, ablası Gülender Aytaç'ın da katıldığı bir basın toplantısı yapıldı. Bu toplantıda faşizmi ve faşist cinayetleri teşhir eden konuşmalar yapıldı. Polisin cenazeyi tehdit ve baskıyla gömdürdüğü açıklandı. Ahmet arkadaşın ablası polisin bu tutumunu şiddetle protesto etti. DEVRİMCİ GENÇLİK Genel Sekreteri Bülent Uluer de yaptığı açıklamada, "ölen arkadaşımızın kanı devrim yolunu aydınlatacaktır" dedi. Uluer kısaca şunları söyledi: "Her geçen gün bir kez daha anlaşılmaktadır ki, devrimcilerin mücadelesini hiç bir güç ve provokasyon önleyemeyecektir. Her ölen devrimcinin arkasından on'lar, yüzler, bin'ler yetişmektedir. Dünyanın her yerinde olduğu gibi yurdumuzda da zafer işçi sınıfının olacaktır." Uluer daha sonra, suçüstü yakalanan katillerin bir an önce kamu oyuna duyurulmasını istedi. Beş binden fazla devrimcinin katıldığı yürüyüş boyunca sık sık "AHMET'İN KATİLİ, OLİGARŞİ" şeklinde slogan atıldı. Yürüyüşte ağzı açık bir tabut omuzlar üzerinde taşındı. Tabut omuzlara alınmadan önce, polisin Ahmet Aytaç'ın cenazesini kaçırdığı ve bugüne kadar katledilen bütün devrimcilerin bu tabutta olduğu kabul edilerek yürüneceği belirtildi. Tabutun en önde taşındığı kortejde, tabutun hemen arkasında Ahmet arkadaşın büyük bir resmi ablası tarafından taşındı. Onun arkasında ise daha önce faşistlerce katledilen aynı okul öğrencilerinden Cezmi Yılmaz, Halit Pelitözü ve Çiğdem Yıldır'ın resimleri yer aldı. Yürüyüş boyunca "Katil Oligarşi, Mahir-Hüseyin-Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş, Tek Yol Devrim ve Kahrolsun Faşizm" sloganları atıldı. Bu sloganlara Ahmet'in ablası da katıldı ve büyük bir dirençle yürüdü. Ahmet'in katledildiği yere gelindiğinde saygı duruşunda bulunuldu. Devrimciler yürüyüş sırasında polisin engelleme girişimlerine büyük bir dirençle ve kararlılıkla karşı koydular ve polisin yürüyüşü dağıtma planını geçersiz kıldılar. Yürüyüş tamamlandıktan sonra devrim andı içildi ve yüreklerde acıyla ama dimdik bir mücadele azmiyle mücadeleye devam denildi... |