25 KASIM GREVİNİN TEK KAZANIMI
SOLA KENDİ EKSENİNİ HATIRLATMASIDIR
Sınıflar mücadelesinde kimi eylemler vardır ki, niceliğinden çok niteliği ile anılırlar. Sendikal mücadelede iz bırakan eylemlere bakıldığında, kazanımlar üzerinden zafer tarifi yapıldığı görülecektir. Oysa ortada kazanım yokken yalnızca katılım (nicelik) üzerinden değerlendirmelere başlanmışsa bilinmelidir ki orada geriye gidiş başlamıştır.
Devlet, son zamanlarda faşist karakterini daha da açıktan göstermeye başlamıştır. Sokak ortasında katledilen devrimcilere bir yenisi daha eklendi.19 Kasım 2009 akşamı Esenyurt'ta,Alaattin Karadağ polis kurşunlarıyla infaz edildi.
DEVLETİN "DEMOKRATİK AÇILIMI" SERMAYENİN KÜRESEL BOYUTTAKİ İHTİYAÇ VE
DENGELERİNİN İZDÜŞÜMÜDÜR
"Kürt Sorununda Demokratik Açılım" adı
altında gündeme sokulan, daha sonra tepkileri manipüle etmeye daha uygun olacak
biçimde "Milli Birlik Projesi" olarak
değiştirilen; şiirli, gözyaşlı, "analar
ağlamasın" söylemli iktidar eliyle işletilen süreç, sanıldığından daha
çeşitli ve daha kapsamlı bir toplamın parçasıdır. Diğer bir ifadeyle,tarihinin en ağır krizinden geçmekte
olan küresel sermayenin, 20-25 yılı öngörerek tasarladığı, an'ı lehine çevirme
ve geleceği tahkim etme projelerinde, Türkiye'ye, gerek coğrafi konumu gerekse
işbirliği zorunlulukları çerçevesinde düşen görevler içerisinde, Kürt Sorunu
bağlamlı olanı, başlıklardan sadece biridir.
12 EYLÜL FAŞİZMİNE KARŞI DİRENMEK
HALKIN İKTİDAR MÜCADELESİNDEN AYRI
DÜŞÜNÜLEMEZ
Darbe
dönemleri, faşizmin kendi yasalarına dahi tahammül edemediği ve tüm araçlarıyla
halka karşı saldırıya geçtiği dönemlerdir. Türkiye
gibi yeni-sömürge ülkelerde faşizm, oligarşinin en başından itibaren dışa
bağımlı olmasından ve kapitalizmin çarpık gelişmesinden kaynaklı kurumsal bir
biçimde varlık gösterir. Günlük yaşamın en küçük hücresine dahi kendi varlığını
aşılamak isteyen egemen sınıflar, baskı ve sömürü aracı olan devleti de tepeden
tırnağa faşist bir karakterde örgütlemiştir. Bu bağlamda faşizm, Türkiye'de zaman zaman ortaya çıkan değil; süreklilik
arz eden bir olgudur.
Liseli Dev-Genç, Artvin ve Ordu köylerinde 15 gün süreyle gerçekleştirdiği yaz çalışmasını Birgün Gazetesi'ne 8-9 Eylül 2009 tarihleri arasında değerlendirdi. Gazetede yayınlanan değerlendirmeleri sizlerle paylaşmak istedik. Devamında okuyabilirsiniz.