Newroz Ateşi Sönmeyecek
Pazartesi, 20 Mart 2000 00:00

NEWROZ ATEŞİ SÖNMEYECEK

Bölge halkları yeni bir Newroz’a; yani tehditler, yeni saldırılar ve aldatılmışlık ablukası altında giriyor. Türkiye egemenleri, emperyalizmin bölgedeki işbirlikçisi ve çıkarlarının koruyucusu sıfatıyla saldırı olanaklarını ve tehdit gücünü artırırken; tüm bölge halklarına, itaatten başka yol olmadığını mesajını vermektir.

Kürt halkı, Yirminci yüzyılın son çeyreğini, özgürlük inancını türküleştirerek ve halaylar eşliğinde tamamlamak üzereyken; tarihinin en kapsamlı ve en örgütlü hareketini yaratmışken, bir kez daha kırılmanın/aldatılmanın acısını tattı. Yeni Dünya Düzeni’nin tasfiyeci değirmenine su taşımayı, kendine görev olarak seçen ve halkın kendisine duyduğu ilgi ve güveni düzenin değerlerine tahvil eden A. Öcalan’ın şahsında, yıldırılmak ve teslim alınmak istenen, ezilen Kürt halkının mücadele azmi ve zafere olan inancıdır.

Uyanan, ayağa kalkan ve değerlerini sahiplenmenin yolunun mücadeleden geçtiğini, ağır bedeller ödeyerek öğrenen Kürt halkını, bulunduğu yerden aşağı çekmek, elbette ki kolay olmayacaktır. Özgürlüğe giden yolda, bir kez daha dikenlerin ve çalıların yoğunlaştığı zorlu bir viraja gelinmiştir. Bu bir sınavdır. Ezilenler, tarihsel basamakların hiçbirini acele ve kolay çıkmadılar. Aslında, sanıldığının aksine durum, hiç de yürek karartıcı değildir. Kürt halkı, ihanetleri de kahramanlıkları da yaşamış; ateşin her biçimiyle tanışarak bugünlere gelinmiştir. Tarihindeki tüm ihanet örneklerine rağmen, “ben senin hile ve yalanlarınla başedemedim, bu bana dert oldu. Ama senin önünde diz çökmedim, bu da sana dert olsun” diyen Seyyid Rıza gibi, yüreklerin en güzel köşesine yerleşmiş değerlere sahiptir. Bunları söküp atmak, mümkün değildir. Kürt halkı, kendisine zerkedilmek istenen teslimiyet zehrine yenik düşmeyecek; yarınını karartmaya yönelik hesapları boşa çıkaracaktır.

Sömürücü egemenliğin uluslararasılaşan eli, ülkemizin her karış toprağına kelepçe ve kirlilik eşliğinde uzanırken; toplumsal değişimde tarihsel devrimci rolünü oynayacak olan sınıf ve tabakaları, örgütlü bir zeminde buluşmaya, güç ve olanaklarını ortaklaştırmaya zorluyor. Ülkemizin bir çiftlik, değerlerimizin sahipsiz olmadığını gösterecek güç ve imkanlar vardır; önemli olan, bu olguların örgütlü bir karşı-duruşta buluşmasıdır.

Tarihin derinliklerine dek uzanıp baktığımızda göreceğiz ki insanlığın yaşam sürdüğü her zaman diliminde ve her coğrafyada devrimcilik; potansiyel halde veya çeşitli biçimlerde açığa çıkarak varlık göstermiştir. Diğer bir ifadeyle devrimcilik, tarihin hiçbir kesitinde kötülüğün yakasını bırakmamıştır. Ve bu nedenle en az onun kadar eskidir. Kötülüğü, tüm kaynakları ile beraber yok etmeden de tarih sahnesindeki yerini terketmeyecek; insanlığı, mutlaka o görkemli finalle tanıştıracaktır. Kısacası devrimcilik; sınıflar mücadelesi, ezilenlerin lehine sonuçlanana dek varlık gösterecek; daha sonra da önü bütünüyle açılan insanlık nehrinin doğal akışına dönüşecektir.

* NEWROZ; HAKSIZLIĞA, YOKSULLUĞA, SÖMÜRÜ VE ZULME KARŞI BAŞKALDIRI GÜNÜDÜR
* NEWROZ; DEMİRCİ KAWA’NIN YAKTIĞI ATEŞİ, ELLERİNDE MEŞALEYE ÇEVİREN EZİLENLERİN GÜNÜDÜR
* YAŞASIN NEWROZ
* YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ

 

Bu site, Türkiye halklarının DEVRİMCİ YOL'unda şehit düşenlere adanmıştır.
Anıları mücadelemize önder olacak...