İnsanlık, yeni
bir yıla merhaba derken kapitalizmin yarattığı bütünsel yıkım katlanarak devam
ediyor. Başta Ortadoğu olmak üzere dünyanın birçok coğrafyasında halklar,
emperyalist saldırganlık ve savaşla katlediliyor. Diğer yandan ise yine
egemenlerin müsebbibi olduğu ekonomik kriz, işsizlik, açlık ve bunların
getirdiği yük emekçi halkların sırtına yıkılıyor. Bu noktada 2010'un, dünyanın
hemen her yerindeki emekçi halklar için çok daha ciddi sınavlara gebe olduğunu
söylemek gerekiyor.
Bizler
biliyoruz ki, insanlık öncesi son toplum biçimi olan kapitalizme karşı,
mücadele edilmediği takdirde o, sömürü imkan ve araçlarını geliştirerek yoluna
devam edecektir. Bundan dolayı tüm emekçiler için yaşamak direnmektir. Bu
anlamda 2009'un son günlerinde başlayan ve halkın hemen her kesiminin desteğini
kazanan TEKEL işçilerinin direnişi, kapitalizm tarafından iradi biçimde
yaratılan umutsuzluk atmosferine de verilen bir cevaptır.
TEKEL
işçilerinin direnişinin geliştirilerek sürdürülmesinin, gelecek umudunu
yakınlaştıracağına olan inancımızla halklarımızın yeni yılını devrimci
duygularımızla kutluyoruz.